Bedri Rahmi'den

17 March 2015

Bugünün ressamının karşısında iki yol belirmiştir. Bunlardan birisi işin zanaat tarafı, öteki de şiiridir. Zanaat tarafı mı daha çok hoşunuza gidiyor; buyurun yapı sanatına! Hiç de yabana atılacak bir iş değil doğrusu, hele bugün çok tutuluyor. 

Ama bu yolu seçerseniz bilin ki resim sanatının kolayına kaçmış oluyorsunuz.Yaptığınız iş zanaatten ileri gidemez. İstediğiniz kadar büyük boyda duvarlar dolusu tablolar yapın. Bunlar resim sanatının malı sayılmazlar artık. Bunlar yapı sanatının emri altında işlenir. Bunların şiirle hiç bir ilgisi kalmamıştır. Öteki yol şiir yoludur. Bu yolu seçen ressam hiç kimsenin emri altında çalışmaz. Hiç bir çeşit uzlaşmaya yanaşmaz, hiç bir çeşit boyunduruğa metelik vermez. Resmin ne mektebine, ne medresesine, ne atölyesine, ne tezgahına uğrar. Resimde şiir yoludur bu. Ne ustası olur ne çırağı.

Eleştirmen bu sonuncu fikri daha iyi belirtmek için soruyor: -Zamanımızın en şairleri tutup da'şiir okulları' açtılar mı? Şiir hocalığı tasladılar mı? Şiirin iyisi böyle yapılır şöyle yapılır diye bağırıp çağırdılar mı?